Kadir Parlak

Web sitemizde 11 kategori'de 38 makale'ye yazılmış 20 yorum bulunmaktadır.

Haç ve Gamalı Haç Türk Kültürünün Ürünü

Kategori: Tarih
17 Mar 2016
5 Yorum
80 Kez Okundu

Atatürk Üniversitesi (AÜ) Güzel Sanatlar Fakültesi Dekan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Tahsin Parlak, Hristiyan inancının simgesi haç ile Nazilerin de kullandığı gamalı haçın Türk kültürünün birer ürünü olduğunu arkeolojik ve etnografik bulgularla ortaya koydu.

Türk Dünyası Yazarlar ve Sanatçılar Vakfı (TÜRKSAV) tarafından 2007 yılı Türk Dünyası Hizmet dölüne layık görülen Parlak’ın, AÜ’nün 50. yılı
nedeniyle yayınlanan ve 5.5 yıllık bir çalışma sonucu hazırladığı “Tur-An Yolunda Aral’ın Sırları” adlı eserinde Türk kültür tarihi hakkında önemli bulgulara yer veriliyor.

Parlak, yaptığı açıklamada, tarihi İpek Yolu’nun bilinenden yüzyıllarca önce Tur-An Yolu olarak kullanıldığını belirterek, “Kıpçak Türkçesine göre hayvanların turlatıldığı yol anlamına gelen Tur-An Yolu ipeğin bulunmasıyla İpek Yolu’na daha sonra Baharat Yolu’na dönüşmüştür. Günümüzde ise bu yol Enerji Yolu olarak adlandırılıyor” dedi.

Kıpçak Türklerinin, tarih boyunca hakim oldukları Tur-An Yolu’nda hayvanlarını pazarladıklarını anlatan Parlak, Türkistan’ın Bayındır bölgesinden başlayan yolun İzmir’in Bayındır ilçesine kadar uzandığını buradan da deniz yoluyla İtalya’ya ulaştığını ifade ederek şunları söyledi:

“Üniversitemizin TİKA ile ortaklaşa yürüttüğü ve 1999 yılında başlattığı Aral Bölgesi El Halıcılığını Geliştirme Projesi kapsamında gittiğim Kazakistan’da Aral bölgesindeki halı ve kilim motiflerini araştırırken, bu motiflerin her birinin damga olduğunu fark ettim. Bu damgaların binlerce yıl öncesinden kayalara işlendiğini de görünce araştırmamı derinleştirdim. Bu araştırmalarım sonucu insanların son buzul döneminden sonra tekrar yeniden hayata başladığını ve evcilleştirdikleri hayvanları ile büyük tufanla dünyaya dağılan nesillerini ararken Tur-An Yolu’nu kurduklarını saptadım.”

Araştırmalarında halı ve kilimlerde kullanılan Dış Oğuzların Ok damgası ile İç Oğuzların Oğ damgasını kullanıldığını ayrıca ikisinin karışımından olan Oğuz damgasının kullanıldığını tespit ettiğini kaydeden Parlak, şöyle devam etti:

“İç Oğuzların damgasını çadır evlerin kubbelerinde kullanılan motif olduğunu, Dış Oğuzlar’ın ise dünyanın 4 bir yanını turlanıp gittikleri için ok şekli damga kullandıklarını belirledim. Dış Oğuzlar’ın ayrıca Kıpçaklar olduğunu da belirledim. Kıpçaklar’ın tarih boyunca İpek Yolu’na hakim olduklarını ve gittikleri yerlere bu motifleri götürdüklerini kültürel ve etnografik bulgularla tespit ettim. Bu motiflerden özellikle Oğ damgası yani çarkı felek olarak adlandırılan damganın, Avrupa’da binlerce yıl sonra gamalı haç olarak karşımıza çıktığını görüyoruz. Dış Oğuz’un yani 3. asırda Hristiyan olan Kıpçakların kullandıkları damganın daha sonra Hristiyanların simgesi olan Haç olarak kullanılmaya başladığını etnografik ve arkeolojik bulgularla ortaya koyduk.”

BEREKET TANRIÇASI

Avrupa’da bereket tanrıçası olarak kabul edilen pars ve kartal karışım hayvan figürünün yüzlerce yıl öncesinde Oğuzların kullandığı Simurg Kuşu olduğunu da iddia eden Parlak, bu kuş figürünün Hunlar’da da kullanıldığına dikkat çekerek, “İpek Yolu’nun her bölgesinde bu figür kullanılmıştır” dedi.

Roma İmparatorluğu’nu kuran tarihteki Tur ve Sakaların birleşimiyle ortaya çıkan Tursaklar veya Ertüskler olarak adlandırılan Türkler olduğunu da ileri süren Parlak, “Simurg kuşu Roma’nın kuruluşuyla birlikte Avrupa’da da görülmeye başlanmıştır. Bu motifi de Avrupa’ya taşıyan Türklerdir” dedi.

Orta Asya’da Turan Denizi ismiyle Tiran Denizi isminin benzerliklerine dikkat çeken Parlak, “Tur-An yani İpek Yolu üzerindeki tespit ettiğimiz etnografik malzemeleri yan yana koyduğumuzda bu yolun sırlarını yazdığım kitapta ortaya koymaya çalıştım” dedi.

MENZİL KİLİSELERİ

Orta Asya’dan başlayan Avrupa’ya uzanan hatta Amerika yerlilerine götüren yolun sırlarını kitabında ortaya koymaya çalıştığını ifade eden Parlak, Aral Gölü’nün kuruyan bölümlerinde ortaya çıkan Kelderi kümbetleri ve arkeolojik kalıntıların benzerlerinin Anadolu’da bulunmasının bir tesadüf olmadığını kaydederek, “Yaptığımız çalışmada Doğu ve Güney Doğu Anadolu’da bulanan kilislerin de Kıpçak Türklerinin menzil kiliseleri olduğunu ortaya çıkardık. Kıpçaklar 1570’li yıllarda mektupla Müslüman olduktan sonra menzil kiliseleri yerini menzil külliyelerine bırakıyor”dedi.

“BU BULGULAR BAZI ÇEVRELERİ RAHATSIZ EDECEKTİR”

Orta Asya’daki kaya resimleri Alpler’deki kaya resimlerin benzerliğinin nedeni Tur-An Yolu olduğuna işaret eden Parlak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Oğuzların damgası Azerbaycan’da ortaya çıkarılan Tunç devrinden kalma kap kaçaklarda, Erzurum’un Oltu ilçesindeki koç heykellerinde de ortaya çıkıyor. Oğuzların Ok damgası Ahmet Yesevi Türbesi’nde, binlerce yıldır dokunan halı ve kilim motiflerinde görülürken Avrupa’da ise haç olarak karşımıza çıkıyor. Simurg Kuşu Erzurum’daki Hahulu Kilisesi’nde İshak Paşa Sarayı’nda görülürken Avrupa’da bereket tanrıçası olarak yine karşımıza çıkıyor. Bunlar tesadüf değildir. Bu bulgular bazı çevreleri rahatsız edecektir, ama gerçekler bilimsel olarak ortadadır. Hatta bu konuları üniversitemiz öğretim elemanlarından Doç. Dr. Cengiz Alyılmaz’ın çalışmalarında da teferruatlı olarak görmemiz mümkündür.”

“BATI HEP ÇOBAN MİLLET OLARAK TANITTI”

Batı toplumlarının Türkleri çoban bir millet olarak tanıttığını, ancak bunun gerçekle ilgisi olmadığını kaydeden Parlak, Osmanlı’daki 3 hilalli bayrağın Türklerin 3 kültürün mensubu olduğunu gösterdiğini kaydederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türkler 3 kültürün mensubudur. Birincisi (Ak Kır) yani göçebe ve yarı göçebe hayatı, ikincisi (Ak Yol) ise Turan Yolu’nu, sonuncusu (Ak Kurgan) ise şehir hayatını içine alıyor. Türkler ve Orta Asya kültür ve medeniyetinin beşiğidir. Batı maalesef bu 3 kültürden sadece göçebe olanı ön plana çıkarıyor. Oysa biz gemici bir milletiz. Selçuklu Devleti’nin kurucusu Selçuk Bey bir salcı çocuğuydu. Turlar çok iyi salcıydı. Osmanlı’yı kuran Kayı boyunun salcılık özelliği biliniyor. Bunların ışığında Piri Reis’in dünya haritasını nasıl çizdiğini anlayabiliriz. Orta Asya’daki kaya resimler derinlemesine araştırılıp incelenirse Türk milletinin binlerce yıl önce Bering Boğazı’nı nasıl aştığını daha rahat görebiliriz. Bu konuda yapılan çalışmaları artırmalıyız. Türk kültürü, Avrupa’yı hatta tüm dünyayı etkilemiştir.”
Parlak, yazdığı kitabın Azeri Türkçesine de çevrilerek yayımlandığını kaydetti.

Kaynak: Hürriyet

Bu yazıya benzer yazılar

No results

Bu yazıya yapılan yorumlar

mim güneş Yorum Yaptı; (17.03.2016 - 16:37 )

Bravo sana Tahsin Parlak, bravvo! Dogru yoldasin. Daha gecen hafta Amerikan yerlilerinin yaptigi bir kilimi Turkiye’den sanmistim. O kadar motifler bizimkilere benziyordu ki. Bu yerlilerin lisanlarinda bes yuz Turkce kelime bulan Kazakistanli bir profesorle de tanistim.

İbrahim Kurt Yorum Yaptı; (17.03.2016 - 16:37 )

Yani bunu bilmeyen varmı İslamiyetten ve Hiristiyanlıktan daha önce Türk kültürünün var olduğunu cümle alem biliyor . Türklerin bilinen en eski inançlarının şamanizm olduğunu ve hale bazı Türklerin bu dine inandıklarını bilmeyen varsa sözümüzde yok.

Ayhan Huyal Yorum Yaptı; (17.03.2016 - 16:37 )

Sayın Tahsin Parlak, araştırma ve bulgularınız için sizi içtenlikle kutluyorum! Bende çözemediğim bir ruh hali vardı hep:Gizemli bir STEP RÜZGARI beni sonsuz mutlu eden kokular getirirdi burnuma,bu durumu 1995 te ODTÜ’de açıklamıştım!Ruhum GEZGİN,DÜNYALI…Üstünlük savaşlarının son bulması dileğiyle

cemal şafak Yorum Yaptı; (17.03.2016 - 16:40 )

Çok etkileyici bir araştırma.Tebrik ederim hocam…Gelecek yüz yıla damgasını vuracak bu çalışmanıza yenilerini ekleyeceğinize inanıyorum.Saygılar…Cemal Şafak

halit ocak Yorum Yaptı; (17.03.2016 - 16:41 )

Sayı Tahsin Parlak, Türk Kültürüne ve Türk Taihinin üstüne örtülmek istenen kefeni ilmin gerçek ışıgı ile yırtmıştır.Tahsin Hoca gibi ilim adamlarımız, Milli değerlerimize hakkıyla sahip çıkarsa:yeniden doğuşun müjdesini haber verebiliriz. Tasin Allah yar ve yardımcın olsun. HALİT OCAK

:

: (yayınlanmayacak)

: (varsa)

:

  • reklam alanı
  • reklam alanı
  • reklam alanı
  • kdrprlk
Reklam Alanı

 

Bu sitede yayılnanan yazılarr kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.
Kadir Parlak “İç Mimar, Sahne Tasarımcısı, Sanat ve Animasyon Yöentmeni” Copyright © 2000 - 2016 Tüm hakları saklıdır.